SORU-1        : İç Güvenlik Politikaları kapsamında Otomatik plaka tanıma sistemi nedir? Nerelerde kullanılır? Konuyla ilgili bir güncelleme örneği ne olabilir? Otoyol plaka tanıma sistemi şartnamesinin genel özelleri nelerdir?

CEVAP           :

OTOYOL Plaka Tanıma Sistemi, çalıntı ve aranan araçların yakalanması için geliştirilmiştir. Genellikle MOBESE projelerinde kullanılan otoyol plaka tanıma sistemi, otoyol şeritlerine konulan kameralarla plaka tanımlaması yapmaktadır.

Şehre giren çıkan araç sayısı ve yoğunluğunun ölçülebildiği otoyol plaka tanıma sisteminde, istenilen tarih ve zamana göre detaylı ve fotoğraflı raporlar alınabilir.

PLAKA TANIMA SİSTEMİNİN KULLANILDIĞI YERLER

  • Otoparklar
  • Otoyol şehirlerin Giriş ve Çıkış Noktaları
  • Köprüler ve Gişeler
  • Sınır Kapıları
  • Otoyol Kontrol Noktaları
  • Siteler
  • Nizamiyeler
  • Depolar ve Antrepolar
  • Üniversiteler
  • Hastaneler
  • Oteller
  • Kantarlar
  • Fabrikalar ve Sanayi Tesisler
  • Otogar ve Terminaller
  • Hava Alanları
  • Okullar
  • Alışveriş Merkezleri
  • Kontrollü Araç Geçişinin ihtiyaç Duyulduğu Yerler

KONUYLA İLGİLİ GÜNCELLEME;

MOBİL PLAKA TANIMA SİSTEMİ

Mobil plaka tanıma sistemi, yol üzerindeki araçların plakalarını tarayarak, yakalamalı, hacizli ve aranan araçların plakasını tespit eder, sesli ve görsel olarak alarm verir

Bugün, kullanım oranı gittikçe artan mobil plaka tanıma sistemi, gerek yüksek yakalama performansı gerekse de gelişmiş raporlama özelliğiyle tercih sebebi olmaya devam etmektedir.

ÇALIŞMA PRENSİBİ

Sistemimiz kamera ve yazılımdan oluşmaktadır. Araç içine kameralar yerleştirilerek, gerek park halinde gerekse de hareketli olan araçların plakaları okunarak yazılıma aktarılır. Okunan plaka, aranan araç listesinde varsa, sistem sesli ve görsel olarak alarm üreterek, yakalanan plakayı tarih bilgisiyle beraber otomatik olarak veritabanına kaydeder. Sisteme bağlı olan GPS modülü ile, plakaların coğrafi koordinatı ve yeri belirlenebilir. Bu bilgiler kaydedilebilir ve raporlanabilir.

RAPORLAMA SİSTEMİ

Gelişmiş raporlama sistemi ile ; girdiğiniz plakaya göre, aracın aranma durumuna göre (hacizli, yakalanmalı, çalıntı plaka, vb..), tespit edilen ve alarm verilmiş plakalara göre arama yapabilir, günlük, haftalık, aylık raporlar alabilir bu raporları Excel ve PDF formatında kaydedebilirsiniz.

Otoyol Plaka Tanıma Sistemi Şartnamesi

Genel Özellikler

  1. Tüm uygulamalar x64 ve x86 mimarisinde çalışabilecek şekilde tasarlanmalıdır.
  2. Tüm uygulamaların kurulumları ekstra bir bileşen ya da gereksinim içermeden tüm bağımlılık ve gereksinimleri içerisine dahil edilmiş bir biçimde oluşturulmuş tek bir “kurulum dosyası” içerisinden seçimlik olarak gerçekleştirilecektir. Seçim listesinde “Plaka Tanıma Yazılımı”, “Plaka Tanıma Sunucu Yazılımı”, “Plaka Tanıma Rapor Yazılımı”, “Veri tabanı Kurulumu”, vb. gibi seçenekler olmalıdır.
  3. Plaka Tanıma Sistemi veri tabanı bağımsız olarak çalışacaktır. Parametre değişikliği ile Oracle, SQL Server, Microsoft Access vb. veri tabanlarını kullanabilecektir.
  4. Plaka Tanıma Sistemi eski sürüm ve güncel işletim sistemleri versiyonlarıyla uyumlu olarak çalışabilecektir. (Windows XP, Windows 7, Windows 8 – 8.1 vb.)

 

SORU – 2        :Kişisel veri kavramı nedir? Kişisel verilerin korunması hakkında ülkemizdeki hukuki düzenlemeler nelerdir?

CEVAP   : Bu konuda çeşitli tanımlar bulunmakla birlikte bir kısım tanım aşağıda yer aldığı gibidir:

-Kişisel bilgi ya da kişisel veri ile İlgili olarak, Avrupa Konseyi (1981) 108 sayılı sözleşmesinin ikinci maddesinde şu tanıma yer verilmiştir: Kişisel nitelikteki veriler; kimliği belirten veya belirtebilen, gerçek kişi İte ilgili tüm bilgileri ifade eder (Avrupa Konseyi, 1981; TBMM, 2013a).

-Amerika Birleşik Devletlerine göre kişisel bilgiler şu şekilde tanımlanmıştır; Kişisel bilgiler, isim, soysal güvenlik numarası, doğum tarihi ve yeri, anne kızlık soyadı, biyometrik kayıtları gibi bireyin kimliğini ortaya çıkarabilecek her türlü bilgi ve birey ile bağlantılı veya bağlantı kurulabilecek, tıbbi kayıtlar, eğitim ve finansal durum gibi bilgilerdir (NIST, 2010).

-Birleşik Krallık ise şu tanıma yer vermiştir; Kişisel kayıtlar bir bireyin, fiziksel ve zihinsel sağlığını, aldığı ruhsal danışmanlığı, herhangi bir organizasyon ya da kişi tarafından refah için verilen danışmanlığı belirtebilecek her türlü veriden oluşur (Legislation, 2013).

-Avustralya ise şu şekilde tanımlamaktadır. Doğru olup olmadığı ve bir ortama kaydedilip kaydedilmediği önemsiz olarak, bir bireyin kimliğini ortaya çıkaran ya da ortaya çıkmasına neden olabilecek her türlü bilgi ve görüş kişisel bilgidir (Pla. 2013).

Türkiye Cumhuriyetinde ise, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (TBMM, 2013) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TBMM, 2013c) ile korunmakta olan kişisel bilgiler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanarak 06/02/2004 tarihli ve 25365 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Telekomünikasyon Sektöründe Kişisel Bilgilerin İşlenmesi ve Gizliliğinin Korunması hakkında yönetmeliğe göre; “tanımlanmış ya da doğrudan veya dolaylı olarak, bir kimlik numarası veya fiziksel, psikolojik, zihinsel, ekonomik, kültürel ve sosyal kimliğinin, sağlık, genetik, etnik, dini, ailevi ve siyasi bilgilerinin bir ya da birden fazla unsuruna dayanarak tanımlanabilen gerçek ve/veya tüzel kişilere ilişkin herhangi bir bilgiyi” ifade ederken, 24/07/2012 tarihli ve 28363 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve ocak 2013 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğinin Korunması hakkında yönetmeliğe göre ise “kişisel veri; belirli veya kimliği belirlenebilir gerçek ve tüzel kişilere ilişkin bütün bilgiler olarak” (BTK, 2013a), ifade edilmektedir.

            +Bu tanımlara istinaden, elektronik posta adresleri ve bilgisayarların ağ (internet) bağlantılarında kullandıkları İP adresleri de kişisel veri olarak sınıflandırılabilir çünkü bu adresler sayesinde bireylerin bilgisayarlarına ve dolayısıyla bireylere ulaşmak mümkündür.

bu konuda ülkemizdeki hukuksal düzenlemeler:

-Ülkemizde kişisel verilerin korunmasına ilişkin yeterli yasal bir düzenleme ve yetkili bir kuruluş bulunmamasına rağmen, bu hususta farklı hukuksal düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlar;

  • Anayasa
  • Türk Medeni Kanunu
  • Türk Borçlar Kanunu
  • Türk Ceza Kanunu
  • Ceza Muhakemesi Kanunu
  • Vergi Usul Kanunu
  • İş Kanunu
  • Nüfus Hizmetleri Kanunu
  • Bilgi Edinme Kanunu
  • Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu
  • 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu
  • 5651 Sayılı internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun
  • 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu
  • Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik incelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmelik
  • Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik
  • Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğinin Korunması Hakkında Yönetmelik” (Şahin, 2011: Civelek, 2011; Kılınç, 2012; a.g.e.).

T.C ANAYASASI:  MADDE 20 – IV.  Özel hayatın gizliliği ve korunması

  1. Özel hayatın gizliliği

MADDE  20. – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga cümle: 3.10.2001-4709/5 md.)

Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.

SOSYAL PAYLAŞIM AĞLARINDA KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA YÖNELİK HUKUKİ DÜZENLEMELERİ İŞLEMEK GEREKİRSE; 

5237 sayılı TCK’da ve muhtelif maddelerde belirtilen suç tanımlamaları başlıklar halinde listelenebilir.•   Bilişim sistemine girmek:

TCK 243/1’de belirtilen bir kişinin bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmesi ve kalması durumunda 1 yıla kadar hapis cezası, TCK 243/3′ de sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, 6 aydan 2yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu yasalar ile bir sistemdeki kişisel veriler koruma altına alınmıştır.

Sistemi engellemek, bozma, verileri yok etme veya değiştirme:

Yukarda belirtilen suça ek olarak benzer bir şekilde bir kamu kurum veya kuruluşuna ait kişisel ya da bir banka ve kredi kurumunun verilerinin bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde TCK 243/3 maddesinin 1. fıkrası gereğince 1.5 yıldan 7.5 yıla kadar hapis cezası belirtilmiştir.

Banka veya kredi kartlarının maddi kazanç doğrultusunda kötüye kullanımı:

TCK’ nın 245. maddesi banka veya kredi kartlarının usulsüz kullanımını düzenleyen madde olma özelliğine sahiptir. Fakat 245. madde incelendiğinde suçun işlenmiş sayılması için gerçek bir kredi kartının kullanılması ya da kopyalanması fiziki olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu yüzden internet ortamında gerçekleştirilen bu suçlan, normu uygulayan yargıcın bu durumları gözetmesi gerektiği açıktır.

Nitelikli dolandırıcılık:

TCK’ nın 158. maddesi 1. fıkrası gereği bitişim sistemleri aracılığı ile banka ve kredi kurumlarının kullanılması suretiyle işlenen suçlara 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir. Bu madde 243 ile 246 maddeleri arasında düzenlenen “Bilişim Alanında Suçlar” dışında muhtelif maddeler arasında yer almaktadır.

Hakaret, sövme ve şantaj:

Kişisel veriler kullanılarak şantaj yapılması durumunda TCK’ nın 125. maddesi gereği 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası belirtilmiştir (Koç ve Kaynak, 2010).

  • -posta, sosyal ağlardaki kişisel hesapların ele geçirilmesi:

E-posta ve sosyal ağlardaki kişisel hesapların haksız olarak ele geçirilmesi durumunda TCK’nın 243. Maddesi gereğince 2 yıla kadar hapis ya da adli para cezası verilmektedir. Eğer e-postası ele geçirilen kişinin verilerinde değişiklik yapılması durumunda bu ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına dönüşmekte ve para cezası hükmü de ortadan kalkmaktadır (TBMM. 2013a).

Kişisel verilerin zorlama ve tehdit etmek için kullanılması durumunda TCK’nın 107. maddesi gereğince önceki cezaya ek olarak 5000 güne kadar adli para cezası ile birlikte 3 yıla kadar hapis cezası verilmektedir (TBMM, 2013a).

Eğer sadece kişiye sıkıntı vermek ve rahatsız etmek amacı ile yapılıyorsa yine önceki cezaya ek olarak TCK’nın 127. maddesi gereğince 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilmektedir (TBMM, 2013a).

TCK’nın 124. maddesi gereğince eğer kişisel haberleşme verileri hukuka aykırı olarak ifşa edilirse yine 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası söz konusu olmaktadır. Ayrıca Skype gibi haberleşme programlarında konuşmaları kaydedip başkaları ile paylaşılması durumunda da bu cezai işlem uygulanmaktadır (TBMM, 2013a).

Sadece kişilerin siyasi, felsefi, dini görüşleri, ırki kökenleri, cinsel yaşamları, sağlık durumlarına yönelik belgelerin kayıt altında tutulması durumunda TCK’nın 135- maddesinin 1. ve 2. fıkralarına İstinaden önceki cezalara ek olarak 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilmektedir (TBMM, 2013a).

Bununla beraber, Telekomünikasyon iletişim Başkanlığının (TİB) internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesiyle ilgili faaliyetleri bulunmakta olup, konuyla ilgili mevzuata ve açıklamalara aşağıda yer verilmektedir. 5651 sayılı internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da belirtilen katalog suçlar kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararlan, kararı veren hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet Savcısı tarafından gereği yapılmak üzere Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına gönderilmekte ve kararlar Telekomünikasyon iletişim Başkanlığınca yerine getirilmektedir- Ayrıca anılan Kanunun 8. maddesinde sayılan suçların oluşması durumunda ilgili içerik veya yer sağlayıcının yurtdışında olması durumunda TİB tarafından re’sen erişimin engellenmesi yapılabilmekte; müstehcenlik ve çocukların cinsel istismarı suçlarının oluşması ve içerik veya yer sağlayıcının yurt içinde bulunması durumunda yine Başkanlıkça re’sen erişimin engellenmesi yapılıp mahkeme onayına sunulmaktadır.

5651 sayılı yasa çerçevesinde Internet ortamında yapılan ve erişimi engellenebilen yayınlar aşağıda belirtilmiştir;

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

-İntihara yönlendirme (madde 84),

-Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),

-Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma
(madde 190), 4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),

-Müstehcenlik (madde 226),

-Fuhuş (madde 227),

-Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228), suçlan.

-25,7.1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine işlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan,

-7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlardır.