2016 tarihinden önce sürücü adayları ve sürücüler genel sağlık kontrolleri ile göz muaynesinden geçirilip ehliyet başvurusunda bulunmak adına sağlık raporu alabiliyorlardı. Lakin, 2016 yılından sonra çok daha kapsamlı bir sağlık muaynesinden geçmeleri gerekmektedir. 29.12.2015 gün ve 29577 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan SÜRÜCÜ ADAYLARI VE SÜRÜCÜLERDE ARANACAK SAĞLIK ŞARTLARI İLE MUAYENELERİNE DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK  ile sağlık muaynesi konusunda oldukça kapsamlı değişiklikler ve yeni geniş yelpazeli düzenlemeler yapılmıştır. Adı geçen yönetmelik yürürlük tarihi 01.01.2016 olarak belirlenmiştir. İşbu yönetmelik 2020-2021 yıllarında yeniden çeşitli küçük ölçekli değişikliklere uğramıştır. Özellikle değişen yönetmelikte, psikolojik ve psikiyatrik değerlendirmelere yer verilmiş olup, içeriği ve kapsamı oldukça geniş tutulmuştur.

İlgili Yönetmeliğin 4.
Maddesi hükmünce, “Sürücü ve sürücü adaylarının muayeneleri; Sağlık Bakanlığına ve üniversitelere bağlı sağlık tesisleri, aile sağlığı merkezleri ve Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılan özel sağlık kuruluşlarında görevli tabip veya uzman tabip tarafından bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılır ve sağlık raporu düzenlenir. Sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları;

(2) Tabip tarafından, sürücü veya sürücü adayının yapılan
genel muayenesinde;

a) İşitme kaybı,

b) Günlük hayatı kısıtlayan denge problemi, baş dönmesi
nedeni olabilecek bir hastalık,

c) Uyku bozukluğu
(Obstrüktif uyku apnesi sendromu, gündüz aşırı uyuklama hali),

ç) Malign tümör hikâyesi,

d) Eklem hareketlerinde kısıtlama,

e) Ekstremite noksanlığı,

f) Kas, tendon ve bağ lezyonları,

g)Hipoglisemiye yol açabilecek ilaç kullanılan diabetes mellitus hastalığı,

ğ) Kalp-damar hastalığı (anjinal yakınma, akut koroner sendrom tanısı, angioplasti, kalp yetmezliği, hipertansiyon, bilinç bozukluğuna yol açabilecek ritim bozukluğu, kalıcı pil implantasyonu),

h) Organ yetmezliği (organ nakli geçirilmiş olması, kronik böbrek yetmezliği ve diğer hayati önemi haiz organlarda dekompanse yetmezlik),

ı) Santral sinir sistemi hastalıkları,

i) Periferik sinir sistemi hastalıkları,

j) Epilepsi,

k) Kas hastalıkları
(myopati, progresif muskuler distrofi, kas-sinir kavşak hastalıkları),

l) Ruh hastalığı (ağır akıl hastalığı, zeka geriliği, demans, kişilik bozukluğu, ağır
davranış bozukluğu),

m) Alkol bağımlılığı,

n) Psikotrop madde bağımlılığı,

o) Görme derecelerinin 5 inci maddenin ikinci fıkrasına uygun,

ö) Görme alanının uygun,

p) Renk körlüğü (Herhangi bir koşul aranmadan sürücü olabilirler.),

r) Gece körlüğü (tavuk karası), gün içinde yapılan yolculuklar ile sınırlı (gün doğumundan bir saat sonra, gün batımından bir saat önce),

s) Derinlik duyusunun normal,

ş) Pitozis-hemipitozis,

t) Diplopi ve şaşılığı,

u) Blefarospazm, katarakt, afaki, progresif göz hastalığı,        

ü) Monoküler görme (snellen eşeli ile görme derecelerinin 5 inci maddenin ikinci fıkrasına uygun) olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılır.

Şeklinde düzenlenmiştir. Değişen yönetmelikte yukarıda sayılan tüm hususlarda, adı geçen hasatlıklar, tanılar derecelendirilmiş, alt dallara ayrımlanarak özellikleri kapsamında yeniden değerlendirilmiştir.

Yine; yönetmelik kapsamında bazı hastalık durumlarında örneğin; epilepsi, depresyon gibi durumlarda sürücü adayı ve adaylarında geçici durumların tespiti halinde geçici ehliyet durumundan bahsedilmiştir. Eğer sürücü adayı ve sürücüde böyle bir tanının hastalığın gelişmesi halinde, geçerli sağlık kurulu raporu verilmez ve raporunda ehliyet almasına engel durumu belirtilir ise, bu rapora karşı itiraz hakkı düzenlenmiştir. Buna göre ilgili kişi adına düzenlenen rapora raporun verildiği ilin, İl Sağlık Müdürlüğüne yapabilir. İtiraz sonucunda, İl Sağlık Müdürlüğü raporun olumsuz olmasına neden olan tanıya göre kişiyi, ilgili branş/branşlarda üçer uzmanın bulunduğu hastaneye sevk eder. Kurul tarafından düzenlenen raporda belirtilen karara göre işlem yapılır. Kişi düzenlenen bu rapora da, itiraz edebilir. İşbu 2. itirazının olması durumunda, kişinin Sağlık Bakanlığı’nca belirlenecek bir kurul tarafından sürücünün veya sürücü adayının muayene ve değerlendirmesi yapılır ve karar verilir. Verilen karar kesin olup, üçüncü kez bir itiraz hakkı yoktur.

İlgili Yönetmeliğin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=10664&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

İlgili Yönetmelikte yine 2020 yılında yapılan değişikliğe ilişkin yönetmelik metni için yine aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/06/20200613-4.htm

SON OLARAK; YÖNETMELİĞİ ÇALIŞTIĞIM ALAN OLAN ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇÜLÜĞÜ TANILI -DİSLEKSİLİ TANISI BULUNAN SÜRÜCÜ ADAYLARI İÇİN DEĞERLENDİRMEM VE TARAFIMA GELEN SORULARA YANITIMDIR:

Son günlerde, tarafıma ÇÖZGER Raporu olan çocukların ehliyet alamadığı , disleksi tanısından dolayı ehliyet başvurularının reddedildiği yönünde ve buna ilişkin sorular aktarılmaktadır.

Ülkemizde bilindiği üzere, Özgül Öğrenme Güçlüğü-Disleksi tanısı 0-18 yaş aralığını kapsayan ÇÖZGER(Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu) raporu adını verdiğimiz resmi rapor ile tanılanmaktadır. İşbu rapor 0-18 yaş aralığındaki özel gereksinimli çocukları kapsamaktadır. 18 yaşını dolduran çocuk artık ÇÖZGER raporunu alamamaktadır, raporu otomatik olarak devlet tarafından iptal edilmektedir. 

Disleksi tanılı bir çocuğun sürücü adayı olması,  Ülkemiz Trafik Yasaları gereği mümkün değildir. Ülkemizde ehliyet başvurusu yapabilme, sürücü adayı olabilme alt yaş sınırı 18 yaş olmakla 18 yaşın doldurulmuş olması gerekmektedir. Dolayısı ile Ülkemizde disleksili bir çocuğun 18 yaşını doldurduğunda ÇÖZGER raporu hukuken olmayacağı gibi disleksi tanısıda, resmi kanallarda mevcut olmayacaktır.  Çünkü ülkemizde 18 yaşından sonra disleksi tanılaması yapılamamaktadır. 18 yaşından sonra birey Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporu alabilmektedir. Hal böyle olunca, disleksi tanısı olan ÇÖZGER raporlu bir çocuğun zaten yasa gereği 18 yaşını doldurmadığından sebep, ehliyet başvurusu yapamıyor olması lazım. Velev ki, yaptı bu kez yaş haddi sebebiyle reddediliyor olması gerekir.  Burada önemli olan çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra raporlama sürecinin resmi olarak devam etmesini isteyip istememesi durumunda gündeme gelebilir ki, bu durumda erişkin birey tekrardan tanılanmayı talep ediyor ise,  erişkin birey, yine bir devlet hastanesi veyahut bir üniversite hastanesine giderek Engelli Sağlık Kurulu Raporu için başvuruda bulunacaktır. Söz konusu başvurusu İlgili birimce değerlendirilecek olup, ilgili uzmanlar tarafından geçmiş öyküsü de, dikkate alınarak belirli bir engelli yüzdesi belirtilerek kendisi adına Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporu düzenlenecektir.  Bu saatten sonra Erişkin bireyin ehliyet almak istemesi halinde, yukarıda bahsettiğim ilgili yönetmelik kapsamında muayne olacak ve kendisi adına belirtilen uzmanlarca, hali hazırdaki raporu da, dikkate alınarak uzmanlarca muayne sonucunda değerlendirilip, ehliyet almasına engel bir duruma rastlanması halinde söz konusu raporda bu durum belirtilecektir. Böyle bir durumun varlığı halinde ancak disleksi geçmişi olan, birey için ehliyete başvuru sürecinde tarafıma yöneltilen sorunlarla karşı karşıya kalması söz konusu olacaktır.

Diğer taraftan; şöyle bir değerlendirme yapmak isterim; çocuk 18 yaşını doldurduğu andan itibaren ÇÖZGER raporu geçersiz kılınmakta ve çocuk artık bu saatten sonra erişkin olduğundan ve yine resmi raporlama sürecinin devam etmesini istemesi halinde, şu sonuçla karşı karşıya kalabiliyor. Erişkinler için Düzenlenen Engelli Sağlık Kurulu Raporunda Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısı yazabiliyor raporlar bu şekilde düzenlenebiliyor. İŞTE BU DURUMDA; İlgili yönetmeliğin 9. Maddesinde yer alan “sürücü belgesi verilmeyecek durumlar şunlardır” başlıklı 3. bendinde yer alan” dikkat bilinci, duygu ve heyecanı düşünceyi bozan sürekli bir hastalığın olması yada sürekli ilaç kullanımı” alt başlıklı maddesi gereği-ki bu birey dikkat dağınıklığı ilacı da kullanıyor ise- ehliyet alması durumu kendisi adına sorun yaratabilir. 

Öte taraftan; İlgili yönetmelikte dikkat dağınıklığı da,  ayrıca sağlık muaynesinde değerlendirilecek hastalık çeşitleri arasında yer almaktadır. 

Özetle; Disleksili birey yönetmelikte yer alan sağlık muaynesinden geçmesi ve yönetmelik şartlarını yerine getiriyor olması gerekir. Yani disleksi sebebiyle ehliyet alamaz ifadesi oldukça abartılı ve yasalara uygun olmayan bir ifadedir. Kaldıki, yönetmelikle sayılan hastalık çeşitleri arasında Özgül Öğrenme Güçlüğü’ne hiç bir şart altında yer verilmemiştir. Yine tarafımca Trafik Genel Müdürlüğü İlgili birimi ile yaptığım görüşmeler neticesinde de, yönetmelikte bu yönde bir ibarenin yer almadığının o sebeple, böyle bir kesin kanıya varmanın mümkün olmadığının sade ve sadece yönetmelikte işaret edilen sağlık kuruluşlarından ve bu sağlık kuruluşlarında yer alan uzmanlarca yapılacak sağlık değerlendirilmesi sonucunda düzenlenen raporunda yönetmelikte sayılan hastalık ve tanı çeşitlerine yer verilmiş olması yahut yönetmelik dışı hastalığın tespiti halinde kurulca yapılan değerlendirmede ehliyet almaya engel durumu vardır şeklinde bir kanı oluşması ve raporda bu ifadeye yer verilmesi durumunda erişkin birey ehliyet almaz.

Özetle; ÇÖZGER Raporu bireyin sürücü ehliyeti almasına engel bir durum teşkil etmez, edemez, ÇÖZGER Raporu Özel Gereksinimli Çocuklar için Eğitim ve Öğretim hayatlarını kolaylaştırmak adına kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimde çocuğa devletin özel rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim için verebilmesi, bu çocukları resmi olarak sayılandırabilmesi ve ona göre bütçe hazırlayabilmesi adına gerekli bir rapordur. Sürücü ehliyetine başvuruya engel birim durum yukarıda ziyadesiyle izah ettiğim üzere,  teşkil etmez, edemez. Sadece şuraya dikkat çekmek isterim; Çözger  raporu olan  daha önce almış tanılanmış olan  bir çocuk 18 yaşından sonra her ne kadar raporu işlevsiz kalsa da, sağlık raporu isteye her hangi bir kurum kuruluşa başvurduğunda, sağlık raporu almak adına, Aile Hekimliğine yahut en yakın Sağlık Ocağına başvuru yaptığında oradaki sağlık kuruluşu sadece o birey hakkında daha önce alınmış bir engel durumu olan rapor olduğunu görebilir fakat raporun içeriğini, tanısını ve engel yüzdesini göremez bu yetkisi yoktur. Bu durumu gördüğü için artık kendisi bir rapor veremeyeceğinden daha teşekküllü bir hastaneye göndermek zorundadır. Bu ehliyet alamaz anlamını taşımamaktadır. Sadece idari yetkisi kapsamında işlem yapamayacağından sebep, yetki sınırını aştığından sebep bir hastaneye yönlendirmek zorundadır idari silsile gereğidir. Yönlendirdiği yahut tercih edip gittiğiniz hastane bu durumda yukarıda ziyadesiyle bahsetmiş olduğum üzere değerlendirme yapıp, ehliyet için size ona göre bir rapor düzenleyecektir. Konu hakkında değerlendirmelerim bu şekilde olup, yazımın faydalı olmasını dilerim.