Özet
Erken çocukluk dönemi, bireyin bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimi açısından kritik bir süreçtir. Bu dönemde özel gereksinimli çocukların eğitim ihtiyaçlarının doğru belirlenmesi ve desteklenmesi, onların ilerleyen yaşlarda başarılı bir eğitim süreci geçirmeleri için temel oluşturur. Okullar, çocukların gelişimsel farklılıklarını gözlemleme ve erken müdahaleyi sağlama noktasında önemli bir role sahiptir. Bu bağlamda, Türkiye’de, bu süreçler Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM) aracılığıyla yürütülmekte olup, okulların özel gereksinimli öğrencileri RAM’a yönlendirme sorumluluğu bulunmaktadır. Okulların Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’ne (RAM) yönlendirme sorumluluğu, kapsayıcı eğitimin temel bir bileşeni olarak değerlendirilmektedir. Aynı zamanda bu sorumluluk kamusal bir sorumluluk olup, devlet tarafından okullara yüklenen pozitif bir yükümlülüktür. Başka bir değişle toplumsal ödevdir. Bu bildiride, erken çocukluk döneminden itibaren özel gereksinimli çocukların tanı, değerlendirme ve destek süreçlerinde okulların rolü ele alınmakta, ulusal ve uluslararası uygulamalar, mevzuatlar, T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, T.C İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü resmi görüş ve yazıları doğrultusunda ve ülkemizdeki örnek davalar, emsal mahkeme kararları, idari başvuru süreçlerinde verilen nihai idari yaptırımlar, idari para cezaları ışığında öneriler sunulmaktadır.
Anahtar kelimeler: Özel gereksinimli çocuklar, RAM, eğitsel değerlendirme, yönlendirme; erken çocuklukta destek eğitim hizmetleri ile özel eğitim, özel eğitim hukuku ve tüm mevzuatlar.
Giriş
Özel gereksinimli bireylerin eğitime erişim hakkı, en başta 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası kapsamında, “T.C Anayasa’nın 42. Maddesi 8. fıkrası; (1982) Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirler alır. (T.C Anayasası, 1982) ayrıca aynı maddenin 2. Fıkra; II. Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.” Şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca T.C Anayasamızda 2010 yılında yapılan son değişiklikle “(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.) (1982) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. “Şeklinde ek fıkra ile engellilere dair yapılan pozitif ayrımcılık anayasal olarak güvence altına alınmıştır. Yine, “Madde 15- (Değişik:6/2/2014-6518/73 md.) (T.C Anayasası, 1982) Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelliler, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, hayat boyu eğitim imkânından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılır. Şeklinde düzenlenmiştir. Anayasamızın ilgili hükümlerince ele alınmıştır. Devamında, T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği (2018) 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1997) MEB – 2017/22 Sayılı Genelge, Engelliler Hakkında Kanun (1 Temmuz 2005), 222 Sayılı T.C Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Kanunu (1961) T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında (2008) özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin değerlendirilmesi ve uygun eğitime yönlendirilmesi süreci düzenlenmiştir. Bu süreçte okullar, çocukların ilk gözlem noktası olarak tanı ve yönlendirme mekanizmasının en önemli bileşenlerinden biri olarak görülmektedir.
Ancak bu bireylerin ihtiyaçlarına uygun eğitim alabilmeleri için doğru yönlendirme ve eğitsel değerlendirme süreçlerinin erken çocukluk döneminden itibaren sistemli bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Taraf olduğumuz uluslararası mevzuatlar bakımından, özel gereksinimli, özel eğitime muhtaç çocukların eğitim hakkı, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi (UNCRPD, 2006) ve UNESCO’nun kapsayıcı eğitim politikaları çerçevesinde güvence altına alınmıştır. Örneğin, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”, “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi”(1959) “Unesco Öğretim Alanında Ayrımcılığa Karşı Savaşım Sözleşmesi”(1960) “Avrupa Konseyi Ekonomik ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi” (1961) ve “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde (1959) eğitim hakkı ile birlikte eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması açısından yeterli düzeyde düzenlemeler bulunmaktadır. Hukuki olarak eğitimde fırsat eşitliği, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 26. maddesinde (1948) “Herkes, eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel öğrenim aşamalarında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleki eğitim herkese açıktır. Yükseköğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.” şeklinde ifade edilmiştir. (Birleşmiş Milletler, 1948)
Söz konusu uluslararası sözleşmeler ülkemiz için T.C Anayasamızın 90. Maddesi (1982) gereği bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca ülkemizde özel eğitim hukukunu düzenleyen bir kanun olmadığından sebep, T.C Anayasası 90. Madde (1982) gereği, bu sözleşmelerin uygulanması bu bağlamda yasal zorunluluktur. Şöyle ki; T.C Anayasa 90. maddesinin son fıkrasında da, (1982) “ Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz.” kuralı getirilmiştir.(T.C. Anayasası, 1982)
Bu bağlamda, Türkiye’de özel eğitim ihtiyacı olduğu düşünülen, özel gereksinimli bireyler, erken çocukluk dönemi itibari ile eğitsel değerlendirme ve tanılama amacıyla, okullar tarafından aile bilgilendirildikten sonra T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından okullar ve rehber öğretmenler için resmi olarak hazırladığı “EĞİTSEL DEĞERLENDİRME İSTEK FORMU” ile RAM’lara yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu yasal zorunluluktur. RAM’lar bünyesinde oluşturulan Özel Eğitim Değerlendirme Kurulları, bireylerin eğitim gereksinimlerini belirleyerek uygun eğitim ortamlarına yerleştirilmesi sürecini yürütmektedir. Ancak, bu süreçte okulların yönlendirme sorumluluğu, ailelerin bilgilendirilmesi ve değerlendirme sürecinin nasıl ilerlediği gibi konular tartışma konusu olmaktadır.
Erken çocukluk döneminde eğitim ortamlarında yapılan gözlemler, çocukların gelişimsel risk faktörlerini belirleme konusunda büyük önem taşımaktadır. Ancak, okulların RAM’a yönlendirme sorumluluğunun yeterince sistematik ve etkin bir şekilde yürütülememesi, birçok özel gereksinimli çocuğun uygun eğitime erişimini geciktirebilmektedir. Bu konuda ülkemizde açılmış davalar, başvurulmuş idari yollar ve bu yönde alınan lehe kararlar mevcuttur. Bu bildirinin konusunu oluşturan kararlar işbu bildiri de sunulmuştur.
T.C Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2022 yılında Kaynaştırma/Bütünleştirme Eğitim Uygulamaları Ulusal Eylem Planı (2022-2026) bu bağlamda ilk kez ülkemizde bir ulusal eylem planı başlatılmıştır.(T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü sayfasından erişime açıktır. T.C Milli Eğitim Bakanlığı (n.d) Resmi web sitesi (https://orgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2023_04/25103405Eylem_PlanY_yayYmlanan.pdf)
Özetle; özel gereksinimli bireylerin ve engelli bireylerin eğitim hakkı hiçbir şart altında engellenmeyeceği gibi, çok özel durumlar haricinde, ülkemizde bu bireylerin eğitim hakkı ve modeli en az sınırlandırılmış ortamlarda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim ve fırsat eşitliğine dayalı sistemidir. Bileşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (1959), Birleşmiş Milletler Evrensel Bildirgesi (1948) gibi uluslararası sözleşmeler kapsamında da, “makul uyarlamalar” tüm tedbir ve önlemlerden açıkça bahsedilmiştir. Ki, ülkemizde bu sözleşmeye taraftır. Aynı zamanda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (2004) kapsamında ayrımcılık suç teşkil etmektedir. Şöyle ki; hem iç hukukumuzda hem uluslararası hukukta ayrımcılık yasağı çizgileri ve sınırları çok net şekilde çizilmiştir. Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi bağlamında 26. maddesinde (1966) eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına dair düzenlemelere yer verilmiştir. Yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 12 No’lu Ek Protokolü’nün 1. Maddesinde (1952) İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 7. Maddesinde (1950) Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 24. Maddesi (1969) ve Afrika İnsan ve Halkların Hakları Şartı’nın 2. ve 3. Maddelerinde (1981) de yer almaktadır. Bu bağlamda tüm dünyada dolaylı ve dolaysız yoldan yapılan her türlü ayrımcılık yasaktır.
Diğer taraftan; okulun aile ile birlikte olan eş sorumluluğu özel gereksinimli çocuğun RAM’a yönlendirilmesi yükümlülüğü T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde (2018) düzenlenmiştir. Ülkemizde özel eğitim sadece tek bir yönetmelikle düzenlenmiştir. Bu yönde bir kanun olmamakla birlikte yönetmeliğin dayanağı olan 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamedir.(1997) Her iki mevzuatta okul ve ailenin bu eş yükümlülüğü açıkça düzenlemiştir. T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği ilgili maddesi aşağıdaki gibidir: (2018, md.7)
Eğitsel değerlendirme ve tanılama esasları
MADDE 7 – (1) Bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılaması ile ilgili iş ve işlemler RAM’larda oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından yapılır.
(2) Bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılamasıyla ilgili ilk başvuru; okul yönetimi, veli ya da zihinsel engeli olmayan 18 yaşından büyük bireyin kendisi tarafından; resmî kurumlarda bakım ve barınma hizmetinden yararlanan bireyler için kurumun resmî yazı ile görevlendireceği personel tarafından RAM’a yapılır.
(4) Eğitsel değerlendirme ve tanılama işlemleri okula kayıtlı öğrenciler için okulun bulunduğu bölgedeki ram tarafından, herhangi bir okula kayıtlı olmayanlar için ise ikamet adresi ya da bakım ve barınma hizmetinden yararlandığı kurumun bulunduğu bölgedeki ram tarafından yapılır.
Özel eğitim hukukunda, özel gereksinimli çocuklar, bireyler için mevzuatlar aşağıdaki gibi sıralanabilir. Her biri özel eğitime muhtaç, özel gereksinimli ve engelli bireyin eğitsel, sosyal, ilişkisel, fiziksel ihtiyaçları ile tedbirlerini makul uyarlamalar kapsamında, fırsat eşitliği ilkesi doğrultusunda, topluma diğer olağan gelişim gösteren bireylerle eşit ölçüde katılımlarını düzenlemiştir.
Ulusal Mevzuatlarımız:
• 1739 Sayılı T.C Milli Eğitim Temel Kanunu
• 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
• 9463 Engelliler Hakkında Kanun
• 2017/28 Sayılı Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitim Uygulamaları Genelgesi
• Rehberlik Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği
• 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu
• 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
• Destek Eğitimi Odası Açılması Genelgesi
• Okul Öncesi Kaynaştırma Eğitiminin Yaygınlaştırılması Genelgesi
• 07.Temmuz.2018 Tarih 30471 Sayılı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği
• 10. Temmuz 2019 Tarih 30827 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği
• 15 Kasım 2022 Tarih 32014 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği
• 18.05.2012 Tarih 28296 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği
• Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi
• 10. Kasım 2017 Tarih 30236 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği
• 20.02.2019 Tarih 30692 Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
• Milli eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Etik Yönergesi
• Milli eğitim Bakanlığı Kurum Açma Standartları Kararı
• 2010/2 Sayılı Başbakanlık Genelgesi
• Devlet Bakanlığı Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı Danışmanlık Tedbiri Kararları Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ
Uluslararası Mevzuatlar:
• 1948 İnsan Hakları evrensel Bildirgesi
• 1952 İnsan Hakları Sözleşmesi
• 1960 UNESCO Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşme
• 1966 Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal, ve Kültürel Haklar Sözleşmesi
• 11971 Birleşmiş Milletler Zihinsel Engelli Bireylerin Hakları Bildirisi
• 1975 Birleşmiş Milletler Özürlü Bireylerin Hakları Bildirgesi
• 1981 UNESCO Malaga Eğitim Önleme ve Katılım Faaliyetleri Dünya Konferansı ve Sundberg Bildirgesi
• 1982 Birleşmiş Milletler Engelliler İçin Dünya Eylem Programı
• 1982 Birleşmiş Milletler Engelliler İçin Dünya Eylem Sözleşmesi
• 1989 Çocuk Haklarına Dair Sözleşme
• 1990 Herkes İçin Eğitim Dünya Konferansı
• 1993 Birleşmiş Milletler Engelliler İçin Fırsat Eşitliği Standart Kuralları
• 1994 UNESCO Salamnca Bildirgesi
• 1996 Birleşmiş Milletler Özürlülük Strateji Belgesi
• 2000 Engelliler İçin engelsiz avrupa Tebliği
• 2000 Dünya Eğitim forumu
• 2003 Birleşmiş Milletler Özürlülük İçin Fırsat Eşitliği
• 2004-2010 Avrupa Komisyonu Özürlülük Eylem Planı
• 2006-2015 Avrupa Konseyi Özürlüler Eylem Planı
• 2010-2020 Avrupa Birliği Özürlülük Stratejisi
Bu bağlamda ülkemizde tarafımca ve yönlendirmelerim doğrultusunda bireysel olarak aileler tarafından özel gereksinimli çocuk/birey için açılan davalar neticesinde verilen emsal mahkeme kararları ile emsal idari başvuru TİHEK (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ) Kararlarını şu şekilde sıralayabiliriz:
- 15.11.2023 tarihli 2023/712 Başvuru Numaralı 2023/777 Karar numaralı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunuz tarafından ÖÖG ve DEHB tanılı başka bir çocuk için yine İstanbul’da bir devlet lisesine karşı yapılan başvuruda özel gereksinimli bu çocuk hakkında alınmayan yasal tedbirler ile okulda açılmayan destek eğitim odası sebepleri ile DEHB, özel öğrenme güçlüğü ve özel yetenekli tanılı olduğunu, ilköğretimden itibaren tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla özel eğitim aldığını, 2018 yılında LGS’de derece yapan özel gereksinimli çocuğa karşı engellilik temelinde ayrımcılık yapıldığı gerekçesi ile ayrımcılık yasağı ihlal edildiğine ve 10.000TL para cezası kesilmiştir ve kamuoyuna duyurulmuştur.
- Başka bir karar Ankara 18. İdare Mahkemesi tarafından ülkemizde özel bir üniversitesi aleyhine tarafımca açılmış davada Ankara 18. İdare Mahkemesi 2023/998E. Sayılı 2024/1103 Karar Sayılı 12.06.2024 tarihinde mahkemece ÖÖG –DEHB ve epilepsi tanıları bulunan özel gereksinimli öğrenci için okulda alınmayan eğitim tedbirleri dolayısı ile davalı özel üniversite aleyhine karar verilmiştir.
- Yine diğer bir TİHEK kararında ÖÖG ve DEHB tanılı üniversite öğrencisi için üniversitede alınmayan yasal eğitim tedbirleri dolayısı ile üniversiteye 100,000,00TL idari para cezası kesilmiş ayrımcılık yasağını ihlal ettiği gerekçesi ile kamuoyuna duyurulmuştur. 2023/1837 Başvuru numaralı 2024/751 Karar numaralı 16.08.2024/231 tarihli kararı.
- Başka bir TİHEK kararınızda özel gereksinimli bir çocuk için yapılan ayrımcılık ve hak ihlali konusunda başvuru hakkında güncel karar:
Başvuru Numarası : 2024/1061 Toplantı Tarihi/Sayısı : 03.12.2024/237Karar Numarası : 2024/1214 sayılı kararı ile idari para cezası kararı verilmiştir. - Başkaca ikame ettiğim bir davada, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin 30.12.2024 tarihli 2024/1324E. -2024/2311 K. Sayılı ilamında yine özel gereskinimli bir çocuk için İstanbul İli’nde yer alan bir devlet okulu zorunlu eğitim kademesinde okuyan ve okul tarafından RAM’a yönlendirilmeyen özel eğitim hakkı gasp edilen özel gereksinimli çocuk için yapılan ayrımcılık dolayısı ile davalı okul aleyhine 30.12.2024 tarihinde hüküm kurulmuştur.
- Yöntem
- Bu çalışma, özel gereksinimli bireylerin eğitsel değerlendirme süreçleri üzerine yapılan yasal düzenlemeler, emsal mahkeme kararları, emsal idari yasal başvuru sonuçları, tarafımca T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne, yine T.C Milli Eğitim İstanbul İl Müdürlüğü’ne bu yönde yapılan yazılı başvuru sonucu ile uygulamaları analiz eden bir doküman incelemesi çalışmasıdır. Çalışmada, T.C Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönetmelikleri, 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun (2005) ve 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu (1973) başta olmak üzere işbu bildirinin giriş bölümünde sırasıyla sayılan ulusal ve uluslararası mevzuatlar incelenmiştir. Ayrıca, RAM yönlendirme sürecine ilişkin resmi yazışmalar da değerlendirilerek mevcut uygulamalar analiz edilmiştir.
- Bulgular
- Yapılan incelemeler sonucunda, Türkiye’de özel eğitim ihtiyacı olan çocukların RAM’a yönlendirilmesi sürecinin temel yasal dayanakları şu şekilde belirlenmiştir:
- 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre, eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesi, gözetimi ve denetimi devletin sorumluluğundadır.
- 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, eğitime erişimde eşitliği sağlamak amacıyla engelli bireyler için gerekli düzenlemelerin yapılmasını öngörmektedir.
- Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre, eğitsel değerlendirme ve tanılama süreci, RAM’lar bünyesindeki Özel Eğitim Değerlendirme Kurulları tarafından yürütülmekte olup, süreç boyunca aile bilgilendirilmek sureti ile birlikte hareket edilerek eş sorumlulukla yönlendirme yapılmaktadır.
- T.C Milli Eğitim Bakanlığı (2025) tarafından yayımlanan resmi yazıya göre, RAM yönlendirme süreci okullar tarafından başlatılmakta ve gerekli değerlendirme süreci sonunda bireylerin özel eğitim hizmetlerine erişimi sağlanmaktadır.
- Ulusal ve uluslararası mevzuatlar kapsamında özel eğitime muhtaç çocukların erken çocukluk dönemi itibari ile devletin/devletlerin korumasında olduğu, ülkemizde bu korumanın yürütücü ayağı okullar olduğu ve okulların özel gereksinimli çocuğu tespit etmek konusunda sorumlu, tespiti halinde aileyi bilgilendirilmesi ile çocuğun RAM’a yönlendirme ödevi olduğu, bu ödevin yasalardan kaynaklandığı, yasal zorunluluk olduğu, yanı sıra bu ödevin kamusal bir ödev olduğu ve okullara bu yönde mevzuatlar kapsamında pozitif bir yükümlülük yüklediği, amir hükümlerden açıkça görülmektedir.
- Diğer taraftan T.C Milli Eğitim Bakanlığı (2025) bu yönde yapılan resmi başvurulara verdiği yazılı cevaplar da açıkça işbu pozitif yükümlülüğü göstermektedir.
Bununla birlikte, saha uygulamalarında okulların yönlendirme sürecindeki rolü, ailelerin bilgilendirilme düzeyi ve sürecin takibi konusunda çeşitli zorluklarla karşılaşıldığı belirlenmiştir.
Karşılaşılan Zorluklar kısaca şu şekilde özetlenebilir:
Zorluklar:
• Öğretmenlerin özel gereksinimli çocukları tanıma konusundaki eksiklikleri
• Okul rehberlik servislerinde yeterli uzman personel bulunmaması
• RAM merkezlerinde aşırı yoğunluk nedeniyle uzun değerlendirme süreleri
• Ailelerin sürece dair bilgi eksikliği ve yönlendirmeye karşı direnç göstermesi
• Yeteri kadar özel eğitim öğretmeninin bulunmaması
• Özel eğitime dair mevzuatların ya hiç bilinmemesi ya da çok eksik bilinmesi, hukuki sonuçların bilinmemesi
• Okul ve aile arasında nitelikli iletişim ve etkileşim kurulamaması, bu yönde okullarda yer alan psikolojik ve rehberlik servislerinde yer alan PDR uzmanlarının yetersizliği
Tartışma
Elde edilen bulgular, uluslararası literatür ile karşılaştırıldığında, Türkiye’de RAM yönlendirme sürecinin yasal bir zemine dayandığını, düzenlenen amir hükümlerin çok açık olduğu, ancak uygulamada bazı eksikliklerin bulunduğunu göstermektedir. Özellikle, okulların yönlendirme sorumluluğunun netleştirilmesi, ailelerin süreç hakkında daha iyi bilgilendirilmesi ve öğretmenlerin bu konuda daha fazla desteklenmesi, okullara ve öğretmenlere bu yönde özel olarak meslek içi eğitimlerin düzenlenmesi, arttırılması, T.C Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ülke genelinde tüm okullara bu yönde resmi yazı, gönderilmesi, bu yönde bir genelge hazırlanması ve dağıtılması ile ivedilikle özel eğitime dair bir kanun düzenlenmesi gerektiği öne çıkmaktadır.
Diğer ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de erken müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve yönlendirme sisteminin daha bütüncül, daha kapsayıcı ve fırsat eşitliği ilkesi doğrultusunda makul uyarlamaların gerçek anlamıyla uygulama bulacağı bir yaklaşımla ele alınması önerilmektedir.
Tartışmaya Dair Hukuki Yorum Hususu:
Bu yönde mevzuaten bir yorum yapılacaksa dahi, uluslararası hukukun, Anayasamızın, Yasa ve diğer mevzuatlarımızın hükümleri açıktır. Bir an için erken çocukluk döneminde özel gereksinimli çocuğun/bireyin, okul tarafından ailenin bilgilendirilmesi doğrultusunda RAM’a yönlendirme sorumluluk ve yükümlülüğünün, şüpheli olduğunu varsaysak bile, bu şüpheli durumu yorumlamaya kalktığımızda, yorumun gerek kendi mevzuatlarımız kapsamında gerekse taraf olduğumuz B.irleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (1989) gereği çocuk lehine yapılacağı, özel gereksinimli çocuk lehine yapılması gerekliliği açıktır ve tartışmasızdır. Çocuk lehine yorum ilkesi tüm bu tartışmanın üzerindedir. Bu çocukları feda edemeyiz. Bu çocukları korumak ve onların üstün menfaatlerini üstün tutmak Sosyal Hukuk Devletinin başlıca görevidir.
Sınırlılıklar, Sonuç ve Öneriler
Sınırlılıklar
Bu çalışma, yalnızca ulusal uluslararası yasal düzenlemeler, ulusal mahkeme kararları, ulusal yasal idari başvurular ve T.C Milli Eğitim Bakanlığı resmi belgeler üzerinden yapılmış olup, saha verileri içermemektedir. Gelecek çalışmalarda, öğretmenler, veliler ve RAM uzmanlarıyla yapılacak görüşmeler ile süreçte karşılaşılan zorlukların daha ayrıntılı ele alınması önerilmektedir.
Sonuç
Özel gereksinimli bireylerin erken çocukluk döneminde özel eğitime ve destek eğitim hizmetlerine erişiminin sağlanmasında RAM’a yönlendirme süreci konusunda önemli bir role sahiptir. Türkiye’de bu süreç ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeler ile çerçevelenmiş olup, okulların bu süreçte pozitif sorumluluğu ve kamusal yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak uygulamada karşılaşılan bazı eksiklikler nedeniyle, sürecin daha etkin yürütülmesi için çeşitli iyileştirme çalışmalarına eş zamanlı ivedi olarak ülkemiz için bir özel eğitim kanununa ihtiyaç duyulmaktadır.
Öneriler
1. Öğretmenler ve okul yöneticilerine yönelik meslek içi bilgilendirme eğitimleri artırılmalıdır.
2. Ailelerin yönlendirme süreci hakkında daha bilinçli olmaları için rehberlik hizmetleri güçlendirilmelidir. Okul-aile işbirliğinin alt temeli okullarda idareciler tarafından daha kapsamlı ele alınmalıdı
3. RAM süreçleri daha şeffaf hale getirilerek, öğrenci ve velilere yönelik bilgilendirme materyalleri hazırlanmalıdır.
4. Erken çocukluk döneminde tarama ve yönlendirme süreçleri yaygınlaştırılarak, erken müdahale sistemleri geliştirilmeli ve bu konuda okullara destek sağlanmalıdır.
5. Okullarda 2022-2026 Yılı Kaynaştırma-Bütünleştirme Yoluyla Eğitim Uygulamaları Ulusal Eylem Planı doğrultusunda ülke geneli tüm resmi, devlet okullarında “Özel Eğitim Servisleri “hayata geçirilmeli ve özel eğitim servislerinde özel olarak yetiştirilmiş öze eğitim öğretmenleri görevlendirilmelidir.
6. Özel eğitim öğretmenliği meslek grubuna yönelik üniversitelerin ilgili fakültelerinde verilen eğitim programlarının, yalnızca özel eğitim dersleriyle sınırlı kalmayıp özel eğitim hukuku ve mevzuatını da içerecek şekilde genişletilmesi gerekmektedir. Özel eğitim ve yasalar dersinin ilgili fakültelerde alana vakıf hukukçular tarafından verilmelidir. Bu sayede özel eğitim öğretmenleri, özel gereksinimli bireyleri daha kapsamlı bir şekilde tanıyıp değerlendirebilecek yetkinliğe sahip olacaklardır. Bu doğrultuda, ülke genelinde özel eğitim öğretmenlerinin mesleki donanımını artırmaya yönelik geliştirme çalışmaları yapılmalı ve eğitim politikaları bu ihtiyacı karşılayacak şekilde yapılandırılmalıdır.
7. Ülkemizde özel gereksinimli bireylerin, özellikle erken çocukluk döneminde, eğitim kurumları tarafından Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine (RAM) yönlendirilmesinin gerekliliği, yasal ve idari düzenlemelerle açık bir şekilde ortaya konulmalıdır. Bu kapsamda, söz konusu yönlendirme sürecinin önemine vurgu yapan bir genelgenin yayımlanarak uygulamaya konulması gerekmektedir. Ayrıca, gelecekte yürürlüğe girmesi beklenen ve umut ettiğimiz özel eğitim kanununda, erken yönlendirme sürecine ilişkin açık ve bağlayıcı hükümlere yer verilerek özel gereksinimli bireylerin eğitim süreçlerinin erken çocukluk döneminden itibaren sistematik ve bilimsel temellere dayalı olarak planlanması sağlanmalıdır.
Kaynakça
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2025). Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bilgi Yazısı.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (1739). 1739 Sayılı T.C Milli Eğitim Temel Kanunu.
Türk Ceza Kanunu, 5237 (2004).
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (9463). Engelliler Hakkında Kanun.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2017). Kaynaştırma/Bütünleştirme Yoluyla Eğitim Uygulamaları Genelgesi (2017/28).
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği.
Çocuk Koruma Kanunu, 5395 (2005).
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (573). Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (n.d.). Destek Eğitimi Odası Açılması Genelgesi.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (n.d.). Okul Öncesi Kaynaştırma Eğitiminin Yaygınlaştırılması Genelgesi.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2018, Temmuz 7). Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği (30471).
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2019, Temmuz 10). Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği (30827).
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2022, Kasım 15). Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği (32014).
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2012, Mayıs 18). Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği (28296).
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (n.d.). Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönergesi.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2017, Kasım 10). Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği (30236).
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (2019, Şubat 20). Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (30692).
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (n.d.). Rehberlik ve Psikolojik Danışma Etik Yönergesi.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. (n.d.). Kurum Açma Standartları Kararı.
Başbakanlık. (2010). Başbakanlık Genelgesi (2010/2).
Devlet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı. (n.d.). Danışmanlık Tedbiri Kararları Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ.
Birleşmiş Milletler. (1948). İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi.
Birleşmiş Milletler. (1952). İnsan Hakları Sözleşmesi.
UNESCO. (1960). Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşme.
Birleşmiş Milletler. (1966). Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi.
Birleşmiş Milletler. (1971). Zihinsel Engelli Bireylerin Hakları Bildirisi.
Birleşmiş Milletler. (1975). Özürlü Bireylerin Hakları Bildirgesi.
UNESCO. (1981). Malaga Eğitim Önleme ve Katılım Faaliyetleri Dünya Konferansı ve Sundberg Bildirgesi.
Birleşmiş Milletler. (1982). Engelliler İçin Dünya Eylem Programı.
Birleşmiş Milletler. (1982). Engelliler İçin Dünya Eylem Sözleşmesi.
Birleşmiş Milletler. (1989). Çocuk Haklarına Dair Sözleşme.
Birleşmiş Milletler. (1990). Herkes İçin Eğitim Dünya Konferansı.
Birleşmiş Milletler. (1993). Engelliler İçin Fırsat Eşitliği Standart Kuralları.
UNESCO. (1994). Salamanca Bildirgesi.
Birleşmiş Milletler. (1996). Özürlülük Strateji Belgesi.
Avrupa Komisyonu. (2000). Engelliler İçin Engelsiz Avrupa Tebliği.
Dünya Eğitim Forumu. (2000).
Birleşmiş Milletler. (2003). Özürlülük İçin Fırsat Eşitliği.
Avrupa Komisyonu. (2004–2010). Özürlülük Eylem Planı.
Avrupa Konseyi. (2006–2015). Özürlüler Eylem Planı.
Avrupa Birliği. (2010–2020). Özürlülük Stratejisi.
Türkiye İnsan Hakları Kurumu. (2023, Kasım 15). Başvuru Numaralı 2023/712 Karar Numaralı İdari Karar.
Ankara 18. İdare Mahkemesi. (2024, Aralık 30). Mahkeme İlamı 2023/998E, 2024/1103 Karar Sayılı.
TİHEK. (2024, Ağustos 16). İdari Para Cezası İçeren Karar (2023/1837, 2024/751).
TİHEK. (2024, Aralık 3). İdari Para Cezası İçeren Karar (2024/1061, 2024/1214).
İstanbul 2. İdare Mahkemesi. (2024, Aralık 30). Mahkeme İlamı 2024/1324E, 2024/2311 K. Sayılı.
United Nations. (2006). Convention on the Rights of Persons with Disabilities (UNCRPD).
UNESCO. (2019). Inclusive Education: The Way of the Future.
NOT: Bakanlık ve İstanbul İl MEM tarafından tarafımca tebliğ alınan yazı görselleri aşağıda yer almaktadır.




İSTANBUL İLÇE MEM YAZISI;

Son Yorumlar