Ara

Avukat Arabulucu Burcu AKAR MURATOĞLU

HUKUK-Öğretim Görevlisi

Etiket

özel gereksinimli

Özel Eğitim Sınıfları, Okulları, Kurumları ve Özel Eğitime Muhtaç Çocukların Eğitim Öğretim Gördüğü Tüm Kurumlar, Bakım Veren Kurumlar V.B İçin Koruyucu ve Önleyici Tedbirler Kapsamında Sınıf İçi Kamera Sistemine Geçilmesi Elzemliği Hakkında Hukuki Değerlendirme Ve Yasal Dayanaklar;

KVKK m.5/2 ve 6/3, “hayati tehlikeyi ve bir hakkın tesisi/korunmasını” gerektiren durumlarda kişisel veri işlemenin hukuka uygun olduğunu açıkça düzenler.

Okumaya devam et “Özel Eğitim Sınıfları, Okulları, Kurumları ve Özel Eğitime Muhtaç Çocukların Eğitim Öğretim Gördüğü Tüm Kurumlar, Bakım Veren Kurumlar V.B İçin Koruyucu ve Önleyici Tedbirler Kapsamında Sınıf İçi Kamera Sistemine Geçilmesi Elzemliği Hakkında Hukuki Değerlendirme Ve Yasal Dayanaklar;”

35. Ulusal Özel Eğitim Kongresi(2025) Sözlü Bildiri Tam Metin;

ÖZEL EĞİTİMDE KOLAYLAŞTIRICI KİŞİ(GÖLGE ÖĞRETMEN) DESTEĞİNİN DEVLET TARAFINDAN OKULLARDA ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİ(NCE) BAŞTA OLMAK ÜZERE, ÜCRETSİZ SAĞLANMASI GEREKLİLİĞİNE DAİR ULUSAL VE ULUSLARARASI MEVZUATLAR KAPSAMINDA HUKUKİ BOYUTU:


Okumaya devam et “35. Ulusal Özel Eğitim Kongresi(2025) Sözlü Bildiri Tam Metin;”

8.Uluslararası Katılımlı Ulusal Disiplinlerarası Erken Çocuklukta Müdahale Kongresi(2025) Sunduğum Bildiri;

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLARIN ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE VE DEVAMINDA OKULLAR TARAFINDAN REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZLERİNE (RAM) YÖNLENDİRİLME SORUMLULUĞU;

Okumaya devam et “8.Uluslararası Katılımlı Ulusal Disiplinlerarası Erken Çocuklukta Müdahale Kongresi(2025) Sunduğum Bildiri;”

NOW TV Haberlerinden;

Ağustos 2025 ‘te NOW TV sabah haberlerinde neyi mi konuştuk? Aşağıda haberin linki yer alıyor. Tıklayarak haberi izleyebilirsiniz. Çok köklü bir liseye verilen cezalar hakkında. Konu özel gereksinimli bir öğrencinin ağır hak ihlali ile ağır hak ihmallerini konu alıyor.

https://www.nowtv.com.tr/now-haber

LGS Sınavı Üzerine Akademik ve Hukuki Bir Değerlendirme;(17.06.2025T.)

Türkiye, 2024 yılı itibarıyla “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla kapsamlı bir eğitim reformuna geçiş yapmıştır. Bu model, ezberci anlayıştan uzak, öğrenciyi merkeze alan, süreç ve beceri odaklı bir yaklaşımı esas almakta; öğrencilerin yaparak, yaşayarak, eleştirel düşünme ve problem çözme becerileriyle donatılmasını amaçlamaktadır. Ancak, bu vizyoner modelin pratiğe tam anlamıyla yansıtılamadığı bir alan var: merkezi sınavlar. Özellikle Liselere Geçiş Sistemi (LGS) hâlâ çoktan seçmeli ve sınav odaklı yapısıyla uygulanmaya devam etmektedir.

Pedagojik Açıdan Bir Çelişki: Gelişimsel Hazırlık ve Psikolojik Dayanıklılık Açısından Bir Hezeyan;

Ergenlik dönemi, bireyin biyolojik, bilişsel ve duygusal olarak büyük değişimlerden geçtiği bir evredir. Bilimsel araştırmalar, frontal korteksin (özellikle karar verme, planlama ve stresle başa çıkma becerilerinden sorumlu beyin bölgesinin) gelişiminin 20’li yaşlara kadar tamamlanmadığını göstermektedir. Bu bağlamda, 13-14 yaşındaki bir bireyden/çocuktan yüksek düzeyde sınav performansı beklemek,üstelik ezbere dayalı bir modelde bunu beklemek gelişimsel doğaya aykırıdır. Sınavların neden olduğu stres ve kaygı düzeyi, çocuğun öğrenme potansiyelini bastırmakta; birçok alanda başarılı olabilecek bireyleri erken yaşta başarısızlık hissiyle tanıştırmaktadır.

Eğitimde Ölçme-Değerlendirme Anlayışı: Avrupa ve Dünya Perspektifi;

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile OECD raporları, başarı kavramının yalnızca akademik test sonuçlarıyla ölçülemeyeceğini defalarca vurgulamıştır. Avrupa ülkelerinde örneğin Finlandiya, Hollanda, Norveç gibi eğitim sistemlerinde merkezi sınavların etkisi asgariye indirilmiş; çocukların sanatsal, sosyal, sportif ve analitik becerileri bütüncül olarak değerlendirilmektedir. Bu ülkelerde eğitim politikaları, çocuğun bireysel öğrenme sürecine ve potansiyeline saygı gösterme ilkesine dayanmaktadır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli de bu yönde bir dönüşüm iradesi göstermektedir. Ancak, bu modelin ruhuyla çelişen LGS gibi sınav uygulamaları, reformun özünü zedelemekte; sistemsel tutarsızlık ve model özelinde büyük bir çelişki yaratmaktadır.

Özel Gereksinimli ve Üstün Yetenekli Çocukların Durumu;

Özel gereksinimli çocuklar (disleksi, otizm, dikkat eksikliği vb.) ya da üstün zekâlı çocuklar, klasik sınav sistemlerinde en büyük dezavantajı yaşayan gruplardır. Bu çocuklar sıklıkla sınav kaygısı, zaman baskısı, farklı öğrenme stillerinin ve ihtiyaçlarının hatta bu ihtiyaçlarının özel eğitime muhtaçlık olduğunun görmezden gelinmesi gibi nedenlerle potansiyellerini sınav ortamında gösterememektedir. Oysa bir çocuk, matematikte basit işlem hataları yaparken fen bilimlerinde özgün hipotezler kurabilir; ezber sorularda zorlanırken yaratıcı yazarlıkta olağanüstü performans sergileyebilir. Özetle bir çocuk atomu parçalayabilme becerisine sahipken sıkıştırılmış saat aralıklarına sığdırılmış bir dizi ezbere dayalı dört işlemi yahut başka bir ezbere dayalı en basit soruya yoğun sınav kaygısı altında doğru cevap veremeyebilir ki çoğunlukla veremez. Kaldı ki, özel gereksinimli çocukların kaygı düzeyi ve eşiği olağan gelişim gösteren çocuklara oranla çok daha yüksektir. Bu bilimsel bir gerçektir. Bu bilimsel gerçekliği ve özel eğitime muhtaçlığı görmezden gelerek hala saatlere sığdırılmış, sıkıştırılmış birkaç soruyla çocukların başarısını değerlendirme geldiğimiz çağın olağan akışına, süreç odaklı yaklaşımın doğasına ve kapsayıcı eğitimin etiğine aykırıdır. Önce zihinlerdeki başarı algısını değiştirmek gerekmektedir. Zihinlerdeki engeli kaldırmak oldukça önemli bir bakış açısının geliştirilmesinde oldukça önemli rol oynayacağı tartışmasız gerçeği kanaatindeyim.

Bu durum, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, BM Özel Eğitim Hizmetleri Sözleşmesi, Salamanca Bildirisi, T.C Anayasası ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu kapsamında devletin fırsat eşitliği ve eğitimde kapsayıcılık yükümlülüğüyle de doğrudan ilişkilidir. Hukuki olarak devlet, her çocuğun potansiyeline uygun eğitimi almasını sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük tüm devletlerin pozitif yükümlülüğüdür. Çünkü eğitim anayasal zorunlu en temel hak ve özgürlüklerdendir.

Okumaya devam et “LGS Sınavı Üzerine Akademik ve Hukuki Bir Değerlendirme;(17.06.2025T.)”

Okulun Özel Gereksinimli Bir Çocuğu RAM’a Yönlendirme Yükümlülüğüne ilişkin Emsal Mahkeme Kararı(31.12.2024 Tarihli İlam)

DEHB’Lİ VE KAN HASTALIĞI OLAN BİR DEVLET LİSESİ ÖĞRENCİSİ İÇİN HAK KAYIPLARI, HAK İHLALLERİ SEBEBİYLE TARAFIMCA AÇILMIŞ BİR DAVADA; (ÇÖZGER ve TIBBİ HİÇ BİR RAPORU OLMAYAN BİR ÖĞRENCİ)

Açmış olduğum dava da özel gereksinimli çocuk için okul tarafında özel eğitim hakkında aile bilgilendirilmemiş ve çocuk RAM’a yönlendirilmemiştir. Çocuk özelinde okul tarafından çocuğun durumu bilindiği halde olağan gelişim gösteren bir çocuk gibi genel müfredata tabii tutulmuş hakkında hiç bir yasal tedbir ve önlem alınmamıştır. Çocuğun eğitim ve öğretim hakkı ihlal edilmiş bu bağlamda çocuk üstün yararı göz ardı edilerek ağır ihmalde bulunulmuştur. İşbu gerekçeler ile mahkeme tarafından çocuk lehine hüküm kurulmuştur. Söz konusu mahkeme ilamını aşağıda paylaşıyorum.

Okumaya devam et “Okulun Özel Gereksinimli Bir Çocuğu RAM’a Yönlendirme Yükümlülüğüne ilişkin Emsal Mahkeme Kararı(31.12.2024 Tarihli İlam)”

TRT TÜRK Rehber Programı Canlı Yayını ve Konumuz Özel Eğitim, Engelli Hakları ve Dahası…

03.12.2024 Tarihinde, Dünya Engelliler Gününe Özel Olarak TRT Türk Ekranlarında Rehber Programının Canlı Yayın Konuğu olarak yer aldım. Özel gereksinimli bireylerin, engellilerin eğitim ve sosyal haklarını konuştuk. Programın tamamı için TRT TÜRK Rehber Programının arşivini ziyaret edebilirsiniz.

TİVİ 6 Ekranlarında Şirin Şinikçi ile Sadece Çocuk Programında “Akran Zorbalığı”‘nı konuştuk…

07.02.2024 tarihinde akran zorbalığını, hukuki sürecini ve hukuki çözüm yollarını konuştuk. Hem ülkemizden hem de dünyadan örnekler ile… Programın tamamına aşağıdaki linkten erişim sağlayarak izleyebilirsiniz.

.https://www.youtube.com/watch?v=oexuKqctLT0&ab_channel=Tivi6

Kolaylaştırıcı Kişi/Gölge Öğretmen Hakkında Kamu Denetçiliği Kurumu’ndan Emsal Tavsiye Niteliğinde Kararı;

Kolaylaştırıcı Kişi/Gölge Öğretmen uygulamasının tüm özel gereksinimli, özel eğitime tabi öğrencilere sağlanması, bu uygulamanın tüm özel gereksinimli öğrenciler için tanınması gerektiği yönünde 22.09.2022 tarihinde yapılan başvuru sonucunda Kamu Denetçiliği(Ombusdmanlık) Kurumu (KDK) uygulamanın sadece otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sağlanıyor olmasının “”Engellilik Temelinde Ayrımcılık”” olduğuna hükmederek uygulamanın tüm özel gereksinimli bireyler için yaygınlaştırılması, tanıması gerektiği yönünde karar verdi.  Çok yerinde ve eşitlik ilkesine uygun bir karar olmuş. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. İlgili KDK kararına aşağıdaki linkten erişim sağlayabilirsiniz. https://kararlar.ombudsman.gov.tr/Arama/Download?url=20220406\213794\Yayin\Karar-2022-5206.pdf&tarih=2022-09-22T10:42:20.738254

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑